Bir Seferin Ardından
Balkanlar'ın öncü Türk tur rehberlerinden Üsküplü Recail Osman aramızdan ayrıldı.
***
Bazı insanların yokluğuna alışmak daha uzun sürer. Çünkü onlar sevenlerine beklemeyi öğretmiştir.
Kimi asker, kimi uzun yol gemi kaptanı, kimi de tur rehberi… İşi yola çıkmak olanlar, her gidişte geride kalanların içine bir dönüş ümidi emanet ederek gider. Günler sayılır, yollar gözlenir. İnsan, her ayrılığın sonuna bir kavuşma koyar.
Senin ardından da içimizde böyle bir bekleyiş kaldı.
Sanki yine bir seferdesin. Bir şehrin meydanında, etrafına toplanan insanlara oranın hikâyesini anlatıyorsun. Sanki yolculuk bitecek, herkes evine dönecek…
Dışarıda janti hâlinle, renkli kişiliğinle tanınırdın. Herkesin rahatça konuşup içini dökebildiği bir abi, bir dost.
Evdeyse o zarif bedeninde koca bir ailenin yükünü taşırdın. Evin büyüğü, bilgesi, derdi omuzlayanıydın. Bir evi ayakta tutmak, herkesin derdine gönlünde yer açabilmekti.
Sen o yeri açtın.
Hayatın bir yolculuk olduğunu en iyi sen bilirdin. Ömrünün büyük bölümü yollarda, kendini aramakla, doğrunun ve iyinin peşinden koşmakla geçti.
Güzelliğin paylaşıldıkça çoğaldığına inanırdın. Bilgini, sevgini, ekmeğini esirgemedin. Dört yanı karayla çevrili bir ülkede nice gence balık tutmayı öğrettin. Sadece bir tur rehberi değil, aynı zamanda kendi emeğiyle kazanmanın, kendi ayakları üzerinde durmanın yolunu gösteren bir yol göstericiydin.
Bugün senden öğrendikleriyle yol alan her insanda emeğinden bir iz var.
Kazanmanın da bir edebi vardı senin için. Kazancın büyüklüğünü miktarıyla değil, helalliğiyle ölçerdin. Bereketi de zenginliği de orada arardın.
Binlerce insan tanıdın. Binlercesi, yolculuklarının sonunda sana alkışlarla veda etti. Anlattıkların, gösterdiklerin, yol arkadaşlığın için teşekkür etti.
Bugün o alkışların yerini dualar aldı.
Bir zamanlar şahsına münhasır anlatımınla sesini dinleyenler, şimdi adını hayırla anıyor.
Ömrünce keşfettiğin ve gördüğün güzel yerlerden bize söz ederken hep “Cennet gibi bir yer.” der, öyle tasvir ederdin.
Şimdi dileğimiz, o güzel ruhunun huzura kavuşması ve gittiğin yerde gerçek bir cennetle kucaklaşmandır.
Bir de o cümlen var.
Ne zaman bir sofraya, bir muhabbete gıybet misafir olsa sözü o meşhur duaya bağlardın:
“Allah herkese versin, bize de ikram etsin.”
Ne kadar sade, ne kadar geniş bir dua…
Kimsenin yokluğunu, kötülüğünü istemeden… Başkasının elindekinin eksilmesini dilemeden… Kendi nasibini de Allah’tan isteyerek. Kendin için isterken bile başkaları duanın dışında kalmazdı.
Şimdi biz senin için dua ediyoruz. O tanıdık cümleni, bu kez sana duyduğumuz özlemle tamamlıyoruz:
Allah hepimize sabır versin.
Sana da ömrün boyunca O’ndan dilediğin gibi güzellikle muamele etsin; rahmetini, merhametini ikram etsin.
A
Paylaş
Aynı konuda
Bu haber bir okurumuzun bize ilettiği bilgiyle editörümüz tarafından yazılmıştır. Hata bildir